Wednesday, March 17, 2010


...

O karanlık duygu...
Bir yandan kalabalıklaşan dünyanın insanı değersiz bir figür haline getirişi, diğer yandan kapitalist düzenin çarkları arasında öğütülen insanoğlunun her geçen gün daha da tükenişi; kendini tekdüze ve anlamsız hissedişi, başarısız, duygusuz ve doyumsuz bir hayata mahkum oluşu... Sonuçta herkesin tüm ayrıntılarını derinlemesine bildiği gibi, önlenemez karanlık bir duygu gelip tüm insanların ruhunu teslim alıverdi. Kaygı, karamsarlık, endişe, paranoya, depresyon, feragat ve en sonunda da beyhudelik duygusu...
Kısacası insanoğlu, en buhranlı zamanlarında hep yapageldiği gibi önü alınamaz bir ‘hiçlik’ hissiyatıyla sarsılmakta...
Tüm bu ruhsal yıkım sürecinden geçip gelen, idealleri, inançları ve değerleri örselene örslene tüketilen bireyin artık ‘hiçliğe’ sığınmaktan başka yapacak bir şeyi kalmıyor. Çok eski, hatta kadim denebilecek bir ruh hali, gelip düşüncenin doruğuna oturuyor: Nihilizm!
Tükenme, boşunalık, boşvermişlik, içe dönme ve hiçlik duygusuyla gelen karanlık bir girdap!
Her yandan sökün eden karanlık gelecek tasvirleri, distopyalar, güncel trajediler, yabancılaşma ve yadsıma metinleri, komplo teorileriyle birlikte doğrudan doğruya nihilist duyguyla kaleme alınmış çağdaş bir öykünün de kaleme alınması kaçınılmazdı kuşkusuz.
...
Postmodern çağa nazire
Reddedilenlerin adanmış mesihi tüm bu olaylar içerisinde, ayakta kalmak, risalelerini oluşturmak, öğretisini yaymak, ademiyete bir düzen verecek erdemli davranışlarla herkese örnek olmak, haklıdan yana olmak, fakir fukarayı yani reddedilmişleri korumak, savunmak ve hepsinden önemlisi yepyeni bir inanç sistemi kurmak gibi amaçlar peşindedir. Buna mukabil, başından geçenler bize, geçerli olma ihtimali olan her inanç sisteminin insanlar; özellikle yönetici sınıflar tarafından nasıl devşirilmeye, ele geçirilmeye ve kullanılmaya çabalandığını da gösterir.
...

Hüseyin Aslan - Radikal Kitap

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalEklerDetay&ArticleID=985097&Date=07.02.2009&CategoryID=40

No comments: