
Ruhları ölümsüzlüğe götüren, dünya sınavında, iradelerini kullanarak,
güçlerine dayanarak, acı çekerek elde ettikleri aydınlık bilinç’tir. Bu bilince (şuura) kavuşabilmek için, yükselmeyi istemek yeter. Yükselen ruh, aydınlık bilincine dayanarak, tüm güzellik, tüm güç, tüm akıl olacaktır. Buysa ölümsüzlüktür.
Terzi Hermes, evrensel düşünü şöyle kuruyor: Kocaman boşluğun en altında
ölümlülük yeri dünya var, en üstünde de ölümsüzlük yeri Zuhal yıldızı...
Zuhal yıldızı, evrensel aklın bütün esrarını taşımaktadır, yedinci ve son kattır,
ölümsüzlüğe orada erişilir. Zuhal, parlak bir ışık içindedir. Ruhlar, oradan koparak,
dünyaya doğru düşmeye başlarlar. Bu düşüş bir sinavdır. Düşüş,
büyük ışıktan, inildikçe yavaş yavaş koyulaşan karanlığa doğrudur. Işık ruh,
karanlık maddedir. Ruh, kısa bir sınama için yeryüzüne inip maddeyle birleşecek,
ama maddeye boyun eğmeyecektir. Ruhun maddeye boyun eğmesi,
ona yenilmesi demek, sonsuz olarak yok olması demektir. İnsan ruhu, tümel
ruhun (Tanrı’nın) çocuğudur. Sınavı kazanamazsa, o ruhta bulunan tümel ışık
(Tanrısal nur) sönecek, ışık yalnız başına çıktığı yere dönerek ruhu karanlıkta
bırakacaktır. Ruh da, ışıksız kalınca, karanlığın içinde eriyip tükenecektir.
Büyük boşluk, inen çıkan ve arada eriyip tükenen sayısız ruhların kasırgasıyla
kavrulmaktadır. Sınavı kazanan ruhlar, yedi kat göğe başarıyla yükselip ölümsüzlüğe
kavuşurlar. Salt gerçeği (mutlak hakikat) öğrenirler. Maddeye boyun
eğmeyen başarılı ruh, yeryüzündeki kısa sınavını verdikten sonra, ilk basamak
olarak ay’a yükselir. Ay, düşünce dehasıdır, elinde gümüş bir orak tutar,
doğumları ve ölümleri düzenler. Ruhları cesetlerden kurtararak büyük ışığa
doğru çeker (cezbeder). Göğün ikinci katını yöneten Utarit yıldızıdır. Utarit,
soyluluk dehasıdır, sınavını başarıyla vermiş ve birinci katta cesetlerinden
ayrılmış ruhlara çıkacakları yolu gösterir. Bu kata çıkan ruhlar, soyluluklarını
(asaletlerini) tanıtlamış ruhlardır. Üçüncü katı Zühre yıldızı yönetmektedir.
Zühre, aşk dehasıdır, elinde aşk, aynasını tutar, birbirlerini unutan ruhlar aşk
aynasında birbirlerini bulurlar. Dördüncü kat gök, güneşin egemenliği altındadır.
Güneş, güzellik dehasıdır, başarı ışıkları, saçmaktadır, pırıl pırıldır.
Başarılı ruhlar, ölümsüzlüğe yükselebilmek için böyle bir tüm güzellikten geçerler.
Güneş, onları tatlı ışıklarıyla okşayarak ölümsüzlüğe hazırlar. Beşinci
katı Merih yıldızı yönetir. Merih, tüzenin (adaletin) dehasıdır, elinde tüzenin
keskin kılıcını tutmaktadır. Altıncı katı yöneten Müşteri yıldızıdır. Müşteri, bilimin
dehasıdır, elinde büyük gücün asasını tutmaktadır. Yedinci ve son katsa,
ölümsüzlüğe kavuşulan büyük aydınlık, tümel aklın tüm sırrını saklayan Zuhal
yıldızının katıdır.
Kaynak:
O.Hançerlioğlu (Düşünce Tarihi)

No comments:
Post a Comment