Sunday, April 19, 2009

I know ...


Oh Mother, I can feel the soil falling over my head
And as I climb into an empty bed
Oh well. Enough said.
I know it's over - still I cling
I don't know where else I can go
Oh ...
Oh Mother, I can feel the soil falling over my head
See, the sea wants to take me
The knife wants to slit me
Do you think you can help me ?
Sad veiled bride, please be happy
Handsome groom, give her room
Loud, loutish lover, treat her kindly
(Though she needs you
More than she loves you)
And I know it's over - still I cling
I don't know where else I can go
Over and over and over and over
Over and over, la ...
I know it's over
And it never really began
But in my heart it was so real
And you even spoke to me, and said :
"If you're so funny
Then why are you on your own tonight ?
And if you're so clever
Then why are you on your own tonight ?
If you're so very entertaining
Then why are you on your own tonight ?
If you're so very good-looking
Why do you sleep alone tonight ?
I know ...
'Cause tonight is just like any other night
That's why you're on your own tonight
With your triumphs and your charms
While they're in each other's arms..."
It's so easy to laugh
It's so easy to hate
It takes strength to be gentle and kind
Over, over, over, over
It's so easy to laugh
It's so easy to hate
It takes guts to be gentle and kind
Over, over
Love is Natural and Real
But not for you, my love
Not tonight, my love
Love is Natural and Real
But not for such as you and I, my love
Oh Mother, I can feel the soil falling over my head
Oh Mother, I can feel the soil falling over my head
Oh Mother, I can feel the soil falling over my head
Oh Mother, I can feel the soil falling over my ...
Oh Mother, I can feel the soil falling over my head
Oh Mother, I can even feel the soil falling over my head
Oh Mother, I can feel the soil falling over my head
Oh Mother, I can feel the soil falling over my ...

The Smiths

Monday, April 06, 2009

Nazım Hikmet

Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan
ve buna rağmen hala yalnızsan,
için rahat olsun..
Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur
ve yaptıkların onun dudağında
hafif bir gülümseme yaratmaktan başka
hiçbir işe yaramayacaktır..

Sen kendini paralarken
o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır..
Hani ağzınla kuş tutsan
"Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?"
diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin..
iki ucu keskin bıçaktır bu işin..
Yaptıklarınla değil,
yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman..
Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur..
İyi halin cezanda indirim sağlamaz..

Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o,
"şunu yapmadın" diye cevap verecektir..
Ve ne söylesen
karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır..
Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın..
Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın..
"Peki o ne yaptı ???" deme..
Herkes kendinden sorumludur aşkta..
Sen aşkını doya doya yaşarken,
o kendine engeller koyuyorsa, bu onun sorunu..
Bir insan eksik yaşıyorsa,
ve bu eksikliği bildiği halde
tamamlamak için uğraşmıyorsa
sen ne yapabilirsin ki onun için?
Hayatı ıskalama lüksün yok senin..
Onun varsa,
bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın..

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen..
"Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu..
Hem ne olmuş yani,
yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil..
Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki..
Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor..
Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu?
Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip,
yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana..
Yine içeceksin rakını balığın yanında..
Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası..

Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin
ve biliyorsun aslolan yürektir..
Yürek sesi ne bilmeyenler,
ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma;
Yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte..
Sen yeter ki koru yüreğini
ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu..
Elbet bitecek güneşe hasret günler..
Ve o zaman kutuplarda yetişen
cılız ve minik bitkiler değil,
güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...

Hayatı ıskalama lüksün yok senin..

Meriç'e teşekkürler!