Sunday, February 26, 2006

I've heard it all before

Je suis désolé

Please don't say you're sorry
I've heard it all before
And I can take care of myself

Please don't say 'forgive me'
I've seen it all before
And I can't take it anymore

Wednesday, February 22, 2006

Wednesday, February 15, 2006

Edison Company

Elektrik ışığı ilk kez halka tanıtıldığında insanlar gaz lambasına o kadar alışkındı ki, Edison Company talimat ve güvenceleri içeren bu tür levhalar koymak zorunda kalmıştı.

!!

Sunday, February 12, 2006

@ Babylon

Konser sonrasındaki DJ gayet iyiydi!!!
Senkronize Dans olayında son noktayı koyduk:))

Monday, February 06, 2006

Pure Beauty


Nouvelle Vague


Öneri: Love will tear us apart, In a manner of speaking

Dinlemek için: http://www.nouvellesvagues.com/francais/music.html

Jesus'a teşekkürler...

Realize your potential!!

Sunday, February 05, 2006

Cok eskiilerrden_Dave

Yine de yakabilirim bu gece / Bütün anılarımı bir şiir için

Akbabalar bin yıl kelebekler
Bir mevsim yaşarlarmış ki aşk
Da kısa ömürlüdür, başlar
Gibi biter yaşanmışsa eğer

Yaşanan ne varsa hoşgörünün
Bir parçasıdır artık ama ben
Yine de yakabilirim bu gece
Bütün anılarımı bir şiir için

Wednesday, February 01, 2006

:))

Selim hatırladın mı?

Şehir

senin için yazılmış her şiir bu bedenin olsa keşke
bak bir ömrü verecem işte
bu şehir benim bir demir atmış ki gönlüm yosun tutmuş
limanda kalmış toprağında servetim var
anılarım çocukluğum ve geleceğim
bağlamış elimi kolumu
ne kadar uzağa gitsem de kopamadım
ne kadar yakınsam ona
ben o kadar uzağım ondan
her taraf tuzak her bir yer yalan
tutulmamış ki hiçbir sözhep yalan dolan var

gel bu şehrin havası böyle kalsın
aynalar yalancıdır
bu şehrin dört bir yanında ayna var alımlıdır
bir kandırır ki anlamazsın
verilen sözler unutulur belki yarına umut olur
fakat bu şehir unutturur
bazen hatırlatır ve ağlatır güldürür
bir gün yaşarken bir gün öldürür
bir türküdür bu duyduğun senin için
dikenli gül ve yaşanacak bir gündür
bu şehirde doğdum bu şehirde söndüm

gel biz şehrin havasına hiç uymayalım
birbirimize verdiğimiz sözlerin hepsini tutalım
bir de şehirli türkü tutturup karşılıklı seninle
şehre inat dert üstüne dert koymayalım ayrılmayalım

gönül bir bağlanmış ki sorma
her güneşli gün ve her yıldızlı geceyi özler o da bizim gibi
kardeşiz biz sanki, yağmuruyla ıslanan ağaç gibi
kökünden bağlı kopmaz, özümdür o bilinmez
sözüm var and içilmiş bir günde dört mevsimmiş
bu şehir benim ve bu şehir bizimmiş anla
pes etmedik umutla yürüdük işte her gün aynı yolda
bırakmam, terk etmem ben gitmem bu şehirden

gel bu şehrin havası böyle kalsın, tuzakla dolmuş her yer
yorulmuş tüm bedenler acep neden?
bırakmam, terk etmem ben gitmem bu şehirden

Bazı şeylere değerinden fazla anlamlar yüklüyoruz/um

Hey dostum naber?