Friday, November 25, 2005

Monday, November 21, 2005

hayata meydan okumak, daima hayata meydan okumak...
ve onu olduğu gibi kabul etmek...
sonunda onu tanımak...
ve onu olduğu gibi sevmek...
ve sonrada...
kaldırıp yerine koymak.

kendi içinle konuş, kendini konuştur!

...

Sunday, November 20, 2005

Saturday, November 19, 2005

Alıntı

içimde bir fil sezgisi, kopup gitmeliyim
Dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları
Asminli düşler kurmalıyım ya da birisi
Karşılık bulmalı canımı yakan sorulara
Kim demiyorum kim olursa olsun

Aynı soruyu sormaktan, minör
Ağrılardan yoruldum gitmeliyim buralardan
İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık
Yoruldum yoruldum yoruldum
Gereklilik kipinde yaşamaktan

----------------------------------------------

Aşklar mı diyordun, anladım
Senin incindiğin benimse
Yollara düştüğümdür yeniden

Biten bir aşk için
Söylenecek söz şu olmalı
-Güzeldi yine de

Hiç kimse bir aşkı onarmaya kalkmasın
Kaybedilmeye değer
En güzel anında bitirilmişse eğer

Distress 2



Distress 1


Bu ne anlatıyorr sizce?

Thursday, November 17, 2005

Düşün!

Ne kadar güvenilirsin????
Birinin üşümüş, soğuk, yorgun ellerini, kendi ellerinin arasına alıp, güvenle ısıtabilir misin? Karşındakinin içinde saklı olan sırları kendi içine gömüp, orada sonsuza dek koruyabilir misin?
Yol dostu olabilir misin? Özverili misin? Anlayışlı mısın?
İyi düşün!
Cevaplarından biri bile hayırsa, yanıma uğrama!


Wednesday, November 16, 2005

Atölye

Kendi gitarını kendi ellerinle yapmak?? 3 vakte kadar denemek istiyorum!!

Hesse_Gedichte


Bücher

Alle Bücher dieser Welt
Bringen dir kein Glück,
Doch sie weisen dich geheim
In dich selbst zurück.

Dort ist alles, was du brauchst,
Sonne, Stern und Mond,
Denn das Licht, danach du frugst,
In dir selber wohnt.

Weisheit, die du lang gesucht
In den Bücherein,
Leuchtet jetzt aus jedem Blatt —
Denn nun ist sie dein.

Im Nebel şiirine de bakmak gerek_ empfehlenswert!

Tuesday, November 08, 2005

Sunday, November 06, 2005

Tesadüf-Zufall!

Tünelde, ney için, kahve için, kısa bir veda için... Güle güle git, güle güle gel... Yolun açık olsun... Tesadüf, ne kadar da iyi oldu... Sevgiyle kal!

Yazıyı, yalnızca 2 kişi anlayabilir, o anı paylaştığım 2 kişi...

Sen gereksiz meraklar içinde kıvranan diğer okuyucu, yazıyı çözemediysen bil ki, o anı seninle paylaşmadım!

O 2 kişi, siz okuyorsanız; anımı aydınlattınız, teşekkürler!

Wednesday, November 02, 2005

Tuesday, November 01, 2005

Beyaz bir buket!!

Ansizin; beklenmedik... Elimde bir buket beyaz bembeyaz; cicek... Ne guzeller!! Sirf beni degil. elimde tutmus yuruken beni ve cicekleri goren kisileri de gulumseten mutlu eden bir buket. Icten; cok degerli bir buket... Benim yerimde olmayi isteyen bakislar; `bana uzun zamandir hic cicek verilmedi` diye bakan bulutlu gozler... `Ne guzel;simdi ne kadar da mutludur` dercesine icinde bulundugum duruma taniklik etmis bakislar... Burukluk ya da nese... Sokaktaki herkesi gulumsetti bir sekilde ; oysa beni umut ve sevincle; mutlulukla doldurdu. Dostlar da birbirine cicek hediye eder; etmeli!!! Anladimm...

Cok tesekkurler...

Alinti

...Eh tutku her zaman bir bilmecedir; cozulmesi olanaksizdir; ne yazik ki kesin olan bir sey varsa ; o da yasamin; en guzel evlatlarini kollayip gozetmedigi; cokluk en seckin insanlarin; baskalari dururken; kendilerini mahvedecek kisiyi sevmeden duramadiklaridir.

...Ne var ki; oyle ya da boyle dusunup kafa yormalarim hicbir seyi degistirmiyordu. Ama muzik ruhumu duygulandirdiginda sozlere gerek kalmaksizin her seyi kavriyor; tum yasamin derinliklerinde el degmemis uyumlarin varligini algiliyor; olup biten her seyden bir anlam ve kusursuz bir yasanin sakli yattigini sezer gibi oluyordum. Bir aldanis da olsa; bu aldanisin icinde yasiyor; kendimi mutlu hissediyordum...