Wednesday, October 19, 2005

Alıntı


...
Bir insanın yaşamında önemli olan, önüne geçilemeyecek şeyi bilinçli bir şekilde sineye çekmekse, iyinin de kötünün de gereği gibi tadını çıkarmak ve dış yazgıdan ayrı, daha gerçek, raslantı karakteri taşımayan bir iç yazgıyı ele geçirmekse eğer, kendi yaşamım için yoksun ve kötüydü denemez.
...
Ve daha o zamanlar şunu sezmiştim ki, doğru dürüst bir çalışma insanı yalnızlığa sürüklemekte ve bizden yaşamın rahatlığına sırt çevirmemizi istemekteydi.

Tuesday, October 18, 2005

Mark Ryden




Adam bit pazarlarında dolaşıyormuş; anatomiye de özel ilgisi varmış, zaten resimlerinden de belli oluyor.Ayrıca "Alice Harikalar Diyarında"nın etkisini de görmek mümkün. Diyor ki:" Eğer insanlar et yemeği hak etmeden önce bir hayvan öldürmek zorunda olsalardı, ortaya çok enteresan bir tablo çıkabilirdi!"

İlgilenene: www.markryden.com

Monday, October 17, 2005

RANDIMAN KAKARA TRIO


Gittim, gördüm, dinledim... NaapJazz'dan bilmesem, belki ben de arada çıkanlar grubuna dahil olabilirdim. Daha iyi olabilirdi. Son anda gelen Emre Beşli'nin melodileri biraz su serpti, ama bence NaapJazz olarak çok daha iyiler!
Unutmadan; konser çıkışı eski Cambaz'daki muhabbet de cabası ;)

http://www.akbankcaz.com/sanatcilar_2005_26.htm
http://www.naapjazz.com/

Öneri













www.bantdergi.com

Thursday, October 13, 2005

Kimi Sevsem Sensin

Kimi sevsem sensin, hayret
Sevgin hepsini nasıl değiştiriyor
Gözleri maviyken yaprak yeşili
Senin sesinle konuşuyor elbet
Yarım bakışları o kadar tehlikeli
Senin sigaranı senin gibi içiyor
Kimi sevsem sensin, hayret
Senden nedense vazgeçilemiyor
Her şeyi terk ettim, ne aşk ne şehvet
Sarışın başladığım esmer bitiyor
Anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
Dudakları keskin kırmızı jilet
Bir belaya çattık, nasıl bitirmeli
Gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
Kimi sevsem sensin, hayret
Kapıların kapalı girilemiyor
Kimi sevsem sensin, senden ibaret
Hepsini senin adınla çağırıyorum
Arkamdan şımarık gülüşüyorlar
Getirdikleri yağmur, sende unuttuğum
Hani o sımsıcak iri çekirdekli
Senin gibi vahşi öpüşüyorlar
Kimi sevsem sensin, hayret
İn misin cin misin anlamıyorum

Attila İlhan

Sunday, October 09, 2005

Belki yine gelirim


...
ipince bir su gibi sızıyorum gecenin tenha göğüne
sessizce çekip gidiyorum şimdi, sessiz ve kimliksiz
Belki yine gelirim, sesime ses veren olursa birgün

Friday, October 07, 2005

Çocuksun sen & Yolcu

Zamanınız varsa şiddetle tavsiye ediyorum; http://www.siir.gen.tr/siir/a/ahmet_telli/cocuksun_sen.htm
http://www.siirperisi.net/siir.asp?siir=3469

içinden bir kaç alıntı:

...
Çocuksun sen sesindeki tipiye tutulduğum
...
Çocuksun sen sesinin çağlayanına düştüğüm
Uçurum diyordun bir aşk uçurum özlemidir
...

Upuzun bir sessizliğim fırtınalar patlarken
Gövdem köle tacirlerinin barut yanıkları içinde
------------------------------------------------

...
Dinle bir an ormaný ve suyu
baþlayacaktýr az sonra
doðanýn yabanýl konçertosu
hýþýrtýlar içinde kalacak ova

Kayýp giderken bulutlar
usulca sokulacak yüreðinin
gizli geçitlerine bir rüzgar

Buðulu türküler duyacaksýn
ve aþk çýlgýnlýklar bekleyecektir
yolları uçurumla kesilenlerden

adam acaiip, yani dibe vurmuş, hazır DİBE vurmuşken, yüklenip baya bi malzeme çıkarıyım YUKARIya demiş, dipten çıkarmış getirmiş...

ÖZLETİYOR SENİ BU YAĞMURLAR

Burada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle
Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün
Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
Tarih de kekemeleşiyor bazen
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşlarýn gelişini
Anısı bizsek eðer bu kentin
Unuttuðu türküler bizsek
Acıyı rehin býrakýp bir güle
Anýmsatmalýyýz bunlarý bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çýkmalýyýz
Belki bir aþktýr bu kentin
Belleðini geri getirecek olan
Burada yaðmur yaðýyor ama sen
Þemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çýlgýn saðanak seni
Sýrýlsýklam özletiyor biliyor musun

Ahmet Telli


Bülent'e ve Nazlı'ya teşekkürler...

Wednesday, October 05, 2005

:)

Dün Ara Café'de Ara Güler'i gördüm, dedeme ne kadar da benziyor!



Dedeciğim sesini, şiirlerini, şarkılarını, ellerini, parfümünün kokusunu, rakı sofranı,... seni çok özledim...

Ara Güler 77 yaşında, alın bunlar da ona dair bir kaç fotoğraf...